bilgi-bankasi

GENEL OLARAK ISI YALITIMI

Isı yalıtımı, sıcak ya da soğuk havanın ısı köprüleri vasıtası ile konutların içine girmesini ya da çıkmasını engellemek adına yapılan işlemlerdir. Sürekli artan enerji faturaları ısınma için ayrılan bütçeleri de arttırmaktadır. Tüketilen toplam enerjinin 1/3 kadar oranının konutlar için sarf edildişi düşünüldüğünde ısı yalıtımı artık bir ihtiyaç durumuna gelmiş bulunmaktadır. Enerji tasarrufunun yanında ısı yalıtımı, konutların ömrünü uzatmak, değerini arttırmak, arzu edilen konfor şartlarını sağlamak, sağlıklı bir yaşam sürmek, çevre kirliliğini azaltmak ve sağlıklı bir çevre oluşturmak için hayata geçirilmesi gereken bir uygulamadır.

ENERJİ KİMLİK BELGESİ

Binaların iç ortamları ile dış ortamlarını birbirinden ayıran ve bina zarfı olarak da bilinen dış duvarlar, pencereler, kapılar, tavan, çatı ve diğer döşemelerden oluşan yapı elemanları dış etkenlerden korunmalıdır. Binalarda ısı kaybeden yüzeyler doğru yalıtılmazsa ısı kaybı ve buna bağlı olarak da enerji maliyetleri artmaktadır. Özellikle müteahhitler ve kullanıcılar ısı kayıplarını göz ardı ederek konutların sadece dış özelliğine önem vermekte, konutların yapım aşamasında uygun olmayan yapı malzemeleri seçimi ve yapılmayan çok basit uygulamalar ile binanın kullanım ömrü süresince bina sahiplerinin bütçelerine hem de daha fazla yakıt tüketerek çevreye ve ülke ekonomisine zarar vermektedir. Bu olumsuzlukları engellemek amacıyla 2000 yılında yürürlüğe giren Binalarda Isı Yalıtımı Yönetmeliği'ne göre yeni konutlar ısı yalıtım uygulaması gerçekleştirilmiş şekilde projelendirilmek zorunda olup eski binaların da 2017 yılına kadar Enerji Kimlik Belgesi alma zorunluluğu bulunmaktadır. Enerji kimlik belgesi temininin en önemli adımı da konutların ısı izolasyonu uygulamasının gerçekleştirilmiş olmasıdır. Binalarda ısı yalıtım kalınlığının optimum şekilde seçilmesi, ısıl konforun sağlanmasında ve bina enerji sınıfının belirlenmesinde en önemli etkenlerden biridir.

NEDEN ISI YALITIMI YAPTIRMALIYIZ?

Isı yalıtım uygulamaları ile konutlarınıza bir iyilik yapabilir ve…

  • Kışın soğuğu yazın ise sıcağı geçirmeyen ısı yalıtım sistemleri ile 4 mevsim kusursuz performans için kalıcı çözümlerden faydalanabilirsiniz.
  • Doğru yalıtım uygulamaları ile ısıtma ve soğutma giderlerinizde %40 -60 oranında tasarruf sağlayabilirsiniz. Siz konforun keyfini sürerken elde edilen enerji tasarrufu sayesinde ısı yalıtım maliyeti 3 kış sezonunda amortisman süresini dolduracaktır.
  • Evlerinizde rutubet değil huzur olsun.. Isı yalıtım uygulamaları ile konutlarınızı küf ve nemden uzak tutarak sağlıklı ve rahat yuvanızın tadını çıkartabilirsiniz.
  • Isı yalıtım uygulamaları ile konutlarınızda sağlayacağınız konforun yanısıra olumsuz dış etkenlerden koruyarak bakım, onarım vb. masraflarınızı azaltabilirsiniz.
  • Isı yalıtım uygulamaları Türkiye ve Avrupa Standartlarına uygun ve ekolojik dengeyi korumaya yardımcı bir sistemdir. Kömür ya da doğalgaz gibi fosil yakıtların tüketiminin azaltılması ile cüzdanınız kadar doğanın da yüzünü güldürebilirsiniz. Dış cephe ısı yalıtımı ile zararlı emisyonların etkisinin azalmasına yardımcı olabilir ve gelecek nesillere daha sağlıklı bir dünya bırakılmasını sağlayabilirsiniz.

ISI YALITIMI YASAL ZORUNLULUKTUR

5627 Sayılı Enerji Verimliliği Kanunu ve bu kanuna bağlı olarak çıkartılan Binalarda Enerji Performansı yönetmeliğine göre 1 Ocak 2011 tarihi itibari ile 50 m2 üzeri inşaat alanına sahip tüm binalarda Enerji Kimlik Belgesi çıkarılması zorunlu hale gelmiştir. Enerji Kimlik Belgesinin çıkartılmaması da yeni pek çok yaptırım ve maddi külfeti beraberinde getirerek, ısı yalıtımını zorunlu hale getirmiştir. Şöyleki:

5627 Sayılı Enerji Verimliliği Kanunu Madde 7 F/1/d Enerji Kimlik Belgesini zorunluluk haline getirip, uygulamaya ilişkin usûl ve esasları Binalarda Enerji Performansı yönetmeliğine bırakmıştır.

5627 Sayılı Enerji Verimliliği Kanunu Madde 7 F/1/d) Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulacak yönetmeliğe göre hazırlanan yapı projeleri kapsamında enerji kimlik belgesi düzenlenir. Enerji kimlik belgesinde binanın enerji ihtiyacı, yalıtım özellikleri, ısıtma ve/veya soğutma sistemlerinin verimi ve binanın enerji tüketim sınıflandırması ile ilgili bilgiler asgarî olarak bulundurulur. Belgede bulundurulması gereken diğer bilgiler ile belgenin yenilenmesine ve mevcut binalar da dâhil olmak üzere uygulamaya ilişkin usûl ve esaslar, Bakanlık ile müştereken hazırlanarak Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca yürürlüğe konulacak yönetmelikle belirlenir.

MANTOLAMA KANUNU

Binalarda Enerji Performansı yönetmeliğine göre,

Enerji Kimlik Belgesi, asgari olarak binanın enerji ihtiyacı, enerji tüketim sınıflandırması, yalıtım özellikleri ve ısıtma ve/veya soğutma sistemlerinin verimi ile ilgili bilgilerini içeren bir belgedir. Böylelikle verildiği binanın Enerji Performansını göstermektedir. Enerji Kimlik Belgesine göre tüm binalar A ve G harfleri aralığında bir Enerji Sınıfı alır. A verimli bina, G ise verimsiz bina anlamına gelmektedir. Olması gereken yapı ve yalıtım standartlarını tam olarak sağlayan bir bina ise C enerji sınıfını alacaktır.

Yeni yapılacak binalarda 1 Ocak 2011 tarihinden itibaren Enerji Kimlik Belgesi çıkartmak zorunludur.

1 Ocak 2011 tarihiyle birlikte Türkiye'de yeni yapılan binalarda yapı kullanım izinlerinin alınabilmesi için Enerji Kimlik Belgesi'ni çıkartmak zorunlu hale getirilmiştir. Yeni yapılan binalara Enerji kimlik Belgesi düzenlenebilmesi için binanın Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliğine göre sahip olması gereken yapı ve yalıtım standartlarını karşılayabilecek şekilde inşa edilmiş olması gerekmektedir. Yani yeni inşa edilen binaların enerji sınıfının azami C olması gerekmektedir. Aksi halde Enerji Kimlik Belgesi düzenlenemeyeceği için yapı kullanım izni de alınamayacaktır.

MADDE 5 - (1) (Değişik:RG-1/4/2010-27539) Yeni bina tasarımında, mevcut binaların proje değişikliği gerektiren önemli tadilat projelerinde, mekanik ve elektrik tesisat değişikliklerinde binanın özelliklerine göre bu Yönetmelikte öngörülen esaslar göz önüne alınır.

(2) Binanın mimari, mekanik ve elektrik projeleri, diğer yasal düzenlemeler yanında, enerji ekonomisi bakımından bu Yönetmelikte öngörülen şartlara uygun değil ise, ilgili idare tarafından yapı ruhsatı verilmez.

(3) Bu Yönetmelik esaslarına uygun projesine göre uygulama yapılmadığının tespiti halinde, tesbit edilen eksiklikler giderilinceye kadar binaya, ilgili idare tarafından yapı kullanım izin belgesi verilmez.

Isı yalıtım projesi zorunluluğu,

Binalarda Enerji Performansı yönetmeliği ile yeni getirilen bir diğer önemli hususta ısı yalıtım projesi zorunluluğudur. Yeni yapılan binalarda yapı kullanım izni alabilmek için içeriği mevzuata uygun olarak hazırlanmış bir ısı yalıtım projesi hazırlanması zorunludur. Aksi halde yeni yapılan binanın yapı ruhsatı alınamayacaktır.

MADDE 10 - (1) Bu Yönetmelik hükümleri uyarınca TS 825 standardında belirtilen hesap metoduna göre, yetkili makina mühendisi tarafından hazırlanan "ısı yalıtımı projesi" imara ilişkin mevzuat gereğince yapı ruhsatı verilmesi safhasında tesisat projesi ile birlikte ilgili idarelerce istenir.

Mevcut binalar 2 Mayıs 2017 tarihine kadar Enerji Kimlik Belgesi almak zorundadır.

Türkiye'de yeni yapılan binalarda Enerji Kimlik Belgesi çıkartmak 1 Ocak 2011 tarihi itibari ile zorunlu hale getirilmesine karşın mevcut binalara Enerji Kimlik Belgelerini tamamlamaları için 2017 yılına kadar süre tanınmıştır. Mevcut binalar için enerji sınıfı sınırlaması bulunmamaktadır. Yani mevcut binanızın enerji sınıfı C sınıfının altında çıkabilir. Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliğine göre 2017 yılından sonra binanızın enerji sınıfının C sınıfının altında olması halinde ise bina sahiplerini pek çok yaptırım beklemektedir. 2017 yılından sonra tüm bina alım - satım ve kiralamalarında Enerji Kimlik Belgesinin ibraz edilmesi zorunlu olacaktır. Yine, yapılacak düzenlemeler sayesinde binalar enerji sınıflarına göre bir vergilendirmeye tabi tutulacaktır. Enerji sınıfları bakımından sınıflandırmaya tabi tutulan binalar atık enerji verimliliklerine göre vergilendirilebilecek, en çok vergiyi G sınıfı en az vergiyi A sınıfı olmak üzere verimliliklerine göre ödeyeceklerdir. Ayrıca 2017 yılından sonra tüm bina alım - satım ve kiralamalarında Enerji Kimlik Belgesinin ibraz edilmesi zorunlu olacaktır. Böylece satın alan veya kiralayan aldığı yapının Enerji Sınıfının ne olduğunu bilecek ve tercihini buna göre yapabilecektir. Bu da binalara olan talebi ve yapı fiyatlarına yansıyacaktır.

Sonuç olarak 2017 yılı itibari ile enerji kimlik belgesi olmayan binaların alım - satım ve kiralamaları yapılamayacak üstelik daha yüksek vergiler ödemek zorunda kalacaklardır. Böyle bir durumla karşılaşmamak için mevcut yalıtımsız binalarımıza ısı yalıtımı yaptırmak artık bir zorunluluk haline gelmiştir.

MADDE 25 - (15) (Ek:RG-1/4/2010-27539) Binalar veya bağımsız bölümlere ilişkin alım, satım ve kiraya verme ile ilgili iş ve işlemlerde enerji kimlik belgesi düzenlenmiş olması şartı aranır. Binanın veya bağımsız bölümün satılması veya kiraya verilmesi safhasında, mal sahibi enerji kimlik belgesinin bir suretini alıcıya veya kiracıya verir.

GEÇİCİ MADDE 3 - (1) Mevcut binalar ve inşaatı devam edip henüz yapı kullanım izni almamış binalar için Enerji Verimliliği Kanununun yayımı tarihinden itibaren on yıl içinde Enerji Kimlik Belgesi düzenlenir. ( Enerji Verimliliği Kanununun yayım tarihi 02.05.2007 dir. )

ISI YALITIMINDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

  • Isı yalıtım uygulamasında en az 3 cm ve üzeri ısı yalıtım levhasının kullanılması doğru olacaktır.
  • Gerçekleştirilen ısı yalıtım uygulamalarında m2 başına en az 6 adet mekanik tespit dübeli kullanılması gerekmektedir.
  • Dış cephe ısı yalıtım uygulamalarında kullanılacak malzemelerin birbirleri ile uyum göstermesi ve kalitelerinin uluslararası standartlarda olması önem arz etmektedir.
  • Isı yalıtım levhalarının dizimleri kabul görmüş biçimlerde gerçekleştirilmelidir. Bu sayede hem ısı köprülerinin oluşması engellenmiş olacak hem de levhaların üzerine basınç uygulayacak aşırlığın dengeli şekilde dağılmasını sağlayacaktır.
  • İstenen sonuç ve tasarrufun sağlanabilmesi için ısı izolasyon uygulamalarının mutlaka dış cephelerde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Böylelikle hem yapı malzemelerinin ısı depolama özelliğinden yararlanılmış olacak hem de yapı malzemeleri tüm dış etkilerden korunacaktır. Konutların iç cephelerinde gerçekleştirilen ısı yalıtım uygulamaları küflenmeye ve rutubete neden olacağından zamanla binalara yarardan fazla zarar verecektir.
  • Isı yalıtım (mantolama) uygulamasının kalitesi ve verimliliği kullanılan malzeme ile birlikte uygulamacı personelin bilgi ve becerilerine de bağlıdır. Uygulama aşamalarının tümü teknik personel tarafından kontrol edilmeli, olası riskler uygulama aşamasında önlenmelidir.

DIŞ CEPHE KAPLAMA

Dış cephe kaplamaları konutlara zarar veren yağmur, rüzgar, kar, güneş gibi dış hava koşullarına karşı etkin bir koruma sunarken aynı zamanda estetik olarak binanın mimari tarzını tamamlamak için de kullanılır. Dış cephe kaplaması ses iletimi en aza indirirken, ısı ve su yalıtımı da sağlayarak binanın ömrünü de uzatır.

Kaplama malzemeleri genellikle binanın tasarım ve estetik görünümüne uygun olarak seçilir ve uygulanır.Türkiye'de ağırlıklı olarak ahşap, prekast, american siding, yalı baskı kaplamaları, kompozit (alucobont), granit, alüminyum, doğal taş ve cam cephe kaplamaları kullanılmaktadır, Amerika, Kanada ve Avustralya gibi ülkelerde dış cephe firmaları yaygın olarak (ısıl şartlara bağlı olarak) ahşap dış cephe kaplamalarıyla birlikte, american siding dış cephe kaplamaları kullanmaktadır.

DIŞ CEPHE KAPLAMA MALZEMELERİNİN ÖZELLİKLERİ
  • Atmosferin kimyasal etkilerine dayanıklı olması,
  • Güneş ışınlarının zararlı etkilerinden bozulmaması,
  • Sıcaklık farkları dolayısıyla oluşacak genleşme ve daralmalardan zarar görmemesi,
  • Yağış sularından bozulmaması ve suyu içine almaması,
  • Don etkisiyle bozulmaması,
  • İçten gelen ve iç yüzeyde oluşan buharın dışarıya çıkmasına engel olmaması gibi temel özelliklere sahip olmaları gerekir.

Yapı fiziğiyle ilgili olan bu özelliklerinin yanı sıra malzemeler binanın görünen yüzünü oluşturduğu için, doku özellikleriyle birlikte estetik yönden de binayı güzelleştirecek niteliklere sahip olması beklenir.

Dış cephe kaplama malzemeleri uygulama bakımından temelde 5 grupta ele alınır.

  • Dış Sıvalar
  • Yapıştırıcıyla Tespit Edilen Plaka Halindeki Kaplamalar
  • Doğal ve Yapay Taş Plakalar
  • Prefabrik Duvar Kaplama Panelleri
  • Giydirme Cepheler

Dış cephe kaplama genellikle inşaat imalat aşamasında yapıldığı için eski konutlarda uygulamak hem masraflı hem de zahmetli bir iştir. Binalara sonradan yapılabilecek dış cephe kaplamalarının en popülerleri, hızlı uygulanabilirlik ve ekonomik sebeplerden dolayı dış cephe mantolama uygulaması ve siding dış cephe kaplamalarıdır. Her iki dış cephe kaplama sistemi de hem ısı hem de su yalıtımı sağlar, uzun yıllar dayanıklılıklarını korurlar ve estetik olarak yaşam alanlarımızı güzelleştirirler.

DIŞ CEPHE KAPLAMA NASIL YAPILIR (Mantolama)

Subasman Profili Uygulaması : Kullanılacak kaplama levhası kalınlığına göre subasman profilinin ebatları belirlenir. Profil duvara su terazisi ile düzgün bir hat oluşturacak şekilde ayarlanır ve dübel ile tespit edilir.

Kaplama Levhalarının Yapıştırılması : Hazırlanan yapıştırma harcı levhalara çerçeve metodu ile uygulanır ve dış yüzeyin altından bağlanarak boşluk kalmayacak şekilde şaşırtmalı ( tuğla dizimi ) olarak yerleştirilir. Levhaların birleştitği kenarlarda yapıştırıcının taşmamasına dikkat edilmelidir.

Kaplama Levhalarının Dübellenmesi : Rüzgar ve türbülans etkilerini önlemek için mekanik tespit elemanı olarak plastik dübel kullanılmaktadır. Kullanılacak dübel sayısı levha tipine, hava şartlarına ve bina özelliklerine göre belirlenir ve uygulanır. Dübeller dış cephe kaplama levhalarının ortasına ve diğer levhalar ile birleştiği ek yerlerine denk gelecek şekilde uygulanır.

Kenar ve Köşe Uygulamaları : Kenar ve köşeler en fazla mekanik zorlanma etkisinde kalan bölgelerdir ve korunması gerekir. Bu bölgeyi korumak ve çatlama riskini azaltmak için alüminyum ya da fileli plastil köşe profili kullanılmalıdır.

Fileli Sıvası Uygulaması : Kaplama sıvası çelik mala ile levhaların üzerine uygulanır. Donatı filesi sıva harcı henüz taze ve kurumamışken sıvanın içine gömülmelidir. Olası çatlakları önlemek için file ek yerlerinde 10 cm birbiri üzerine binili olarak uygulanmalıdır. Uygulanan sıvanın kalınlığı iki katta 3-4 mm olmalıdır.

Son Kat Dekoratif Kaplama : İlk kat sıva tamamen kuruduktan sonra tekstürlü son kat sıva uygulaması yapılabilir. Yağışlı havalarda malzeme özelliğini kaybedeceği için uygun hava koşullarında uygulama yapılmaması tavsiye edilir. Yeterli eleman sayısı ile hızlı bir şekilde ara vermeden uygulanmalıdır.

Dış Cephe Boya Uygulaması : Dış cephelerde boya uygulaması iki kat olarak fırça, rulo veya püskürtme ile cepheye uygulanmalıdır.

ISI YALITIM ÇEŞİTLERİ

Konutların ısı etkilerine karşı korunmasında en önemli görev dış yapı bileşenlerine düşmektedir. En başta dış duvar ve pencereler olmak üzere çatı, baca ve zemine temas eden yapı bileşenlerinin yalıtılması durumunda dış çevreden gelen etkilere karşı konutların korunması sağlanmış olmaktadır.

Konutlarda dış duvarlardan kaynaklanan ısı kayıpları binanın yüksekliğine göre değişiklik göstermektedir. Yüzey ne kadar büyükse ısı kaybı da aynı oranda artış göstermektedir. Çok katlı konutlarda % 40, tek katlı konutlarda ise % 25 civarında dış cephe duvarlardan kaynaklanan ısı kayıpları meydana gelmektedir. Duvarlarda kısa süreli ısıtma söz konusu değilse dış cephe ısı yalıtımı tercih edilmelidir, böylece yapı elemanlarının ısı depolama kapasitesinden de yararlanılmış olunmaktadır. Aynı zamanda bu uygulama tüm yapı kabuğunu yağış suları ve ısı gerilimlerden korumakta, konut ömrünün uzamasına yardımcı olmaktadır.

DÖŞEMELERDE ISI YALITIMI

Tüm diğer yapı elemanlarında olduğu gibi bodrum ve döşemelerde de ısı kayıpları meydana gelmektedir. Isı kayıpları tek katlı konutlarda % 20, çok katlı konutlarda ise % 6 oranlarındadır.

Suya karşı dayanıklı basınç mukavemeti yüksek ısı yalıtım malzemeleri kullanılmalıdır. Yapılacak su yalıtımı döşeme betonunun ve yalıtım levhalarının altına ya da üstüne uygulanabilmektedir. Soğuk bölgelerde konutların iç sıcaklığı ile zemin sıcaklığı arasındaki farkın büyük olması durumunda, zemin üzerine oturan döşemede de ısı yalıtımı yapılması gerekmektedir.

PENCERELERDE ISI YALITIMI

Pencereler ısı geçirgenliği en fazla olan yapı elemanlarıdır, pencerelerin toplam ısı kaybının en büyük bölümünü, transmisyon ısı kaybı ve derzlerin neden olduğu ısı kayıpları olusturmaktadır. Yüksek konutlarda %7 tek katlı konutlarda ise %20 oranında ısı kaybına neden olmaktadır. Pencereler kışın güneş ışığını geçirerek ısı kazancı sağlamakta ancak güneş ışığı almadığı zamanlarda kazandığı ısıyı hemen kaybetmektedir. Doğrama türlerine (ahşap, pvc, metal) göre pencereler ısı geçirme katsayıları bakımından farklılık göstermektedirler. Çerçeveden kaynaklanan ısı kaybı camlardan kaybolan ısı kayıplarından daha önemlidir. Çerçeveler ısı kaybı yönünden soğuk köprü görevini üstlenmekte, bu nedenle çerçeve için kullanılacak malzemenin ısı iletim katsayılarının düşük olması gerekmektedir. Son yıllarda plastik doğrama malzemeleri ve ısı köprüsü etkisini azaltacak konstrüksiyonlar kullanılmaya başlanmıştır.

Odaların en sıcak bölgesi radyatör arkalarıdır. Oda sıcaklığı 20°C iken radyatör arkalarındaki sıcaklık 45°C kadar çıkmaktadır. Termodinamik yasaları gereği iki ortam arasındaki sıcaklık farkı ne kadar fazla ise ısı geçişi o kadar fazla olmaktadır. Dışarısı ile en çok sıcaklık farkı olan ve ısının en çabuk kaybedildiği bölgelerden birisi radyatör arkalarıdır.

ÇATILARDA ISI YALITIMI

Binaların nem kararlılığı ile birlikte ısı kararlılığı da son derece önem taşımaktadır. Isıl kararlılığı için konutların yalıtılması gerekmekte ve diğer yapı elemanları gibi çatılarda bu izolasyon uygulamasına dahil olmalıdır. Konutlar suyun içeride buharlaşıp dışarıda yoğuşacağı şekilde tasarlanmalıdır. Su buharının konutların içinde yoğuşmadan dışarı atılabilmesi ve vantilasyon ile havanın daha fazla su tutabilmesi için yalıtım ve yapı malzemelerinin su buharının yoğuşmasına izin vermeyecek şekilde seçilmesi gerekmektedir. Gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkları nedeniyle konutlarda ısıl hareketlilik söz konusudur. Çatılarda yapılacak yalıtım uygulamaları ile bu ısıl hareketlilik belli oranlarda sabitlenebilmektedir.

ISI YALITIM MALZEMELERİ

Bitişik yapı malzemelerinin ısı iletim direncini artırmak ya da dışarıya kaçan ısı miktarının minimuma indirmek için kullanılan TS 825 ve Alman DIN 4108 normlarına göre ısı iletim katsayısı 0,060 kcal/mh ℃ değerinin altında olan malzemelere ısı yalıtım malzemesi, bu değerin üzerinde kalan malzemeler de yapı malzemesi olarak adlandırılmaktadırlar. Isı yalıtım malzemeleri yapıların duvar, çatı ve döşemelerini oluşturan yapı elemanlarında ve tesisat sistemlerinin yalıtımında kullanılabilirler. Bu malzemeler ile birlikte pencerelerde kullanılan nitelikli doğramalar ve yalıtım camı üniteleri de etkin ısı yalıtımında büyük önem taşımaktadır.

ISI YALITIM MALZEMELERİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ
  • Isı yalıtım malzemelerinin ısı iletim katsayılarının küçük olmalıdır.
  • Isı yalıtım malzemeleri hafif olmalıdır.
  • Isı yalıtım malzemeleri kokusuz olmalıdır.
  • Su ve nem absorbe etme özelliği olmalıdır.
  • Bakteri ve haşerelerin yuva yapmasına elverişli olmamalıdır.
  • Çürümeye karşı dayanıklı olmalıdır.
  • İlk özelliğini kaybetmemelidir.
  • Yanıcı olmamalıdır.
  • Uzun ömürlü olmalıdır.
  • Taşımaya elverişli ve insan sağlığına zarar vermemelidir.
  • Ekonomik ve temin edilebilir olmalıdır.
ISI YALITIM MALZEMELERİNİN FİZİKSEL ŞEKİLLERİ

Sıcak ve soğuk yüzeylerin yalıtılmasında çeşitli doğal ve yapay malzemeler kullanılmaktadır. Birçok uygulama gevşek dolgu olarak yapılabilmekte, böyle durumlarda yalıtım malzemesi yalıtılacak yere dökülmektedir. Sıcak ve düzgün olamayan yüzeylerde uygulanacak esnek bir malzeme ile yüzeye esnek özellik kazandırılarak yalıtımın ömrü uzatılmaktadır.

ISI YALITIM MALZEMELERİNİN İÇ YAPISI

Taneli Yapıya Sahip Isı Yalıtım Malzemeleri

Bu tür ısı yalıtım malzemeleri tanecikli bir yapıya sahip olup, uygulamada malzemeler arasında hava boşlukları bulunmaktadır. Taneciklerin düzensiz olması nedeniyle hava hareketleri oldukça azdır. Bu nedenle taşınım yoluyla ısı transferi düşüktür.

Lifli Yapıya Sahip Isı Yalıtım Malzemeleri

Malzemelerin lifleri arasındaki serbest hava kanallarının genişliği ve sayısı nedeniyle yoğunlukları düşüktür. Lifler arasında oluşan hava tabakaları taşınım oluşacak ısı transferlerine karşı direnç oluşturmakta ve ısı transferini en aza indirmektedir.

Hücreli Yapıya Sahip Isı Yalıtım Malzemeleri

Hücreli ısı yalıtım malzemelerinin taşınım yoluyla ısı transferini en aza indirmek için hücrelerin mümkün olduğunca küçük olması gerekmektedir.

Reflektif Yapıya Sahip Isı Yalıtım Malzemeleri

Bu tür malzemeler yutma katsayısının düşük olması nedeniyle ısının büyük bir kısmını geri yansıtmaktadırlar.

Son Grup Isı Yalıtım Malzemeleri

Yukarıdaki dört grup malzemenin iki ya da daha fazlasının karışımından meydana gelmektedirler. Gerçekte tüm özellikleri bir arada barındıran bir ısı yalıtım malzemesi bulmak mümkün değildir.

ISI YALITIM MALZEMELERİNDEN BEKLENEN ÖZELLİKLER
Isı İletkenlik

Yalıtım amaçlı kullanılan malzemelerin, gözenekli veya lifli yapıda olmaları nedeniyle ısıl iletkenlikleri düşük olmaktadır. Şekilsiz yapıdaki katılar, kristal yapıdaki katılara göre daha çok gaz boşluklarına sahiptir. Bu nedenle bu tip malzemelerin ısıl iletkenlikleri daha küçüktür. Isı yalıtım malzemeleri arasından seçim yapılırken diğer tüm faktörlerin eşit olması durumunda en düşük ısıl iletkenliğe sahip malzemenin seçilmesi yapılacak uygulamadan beklenen tasarrufun sağlanması bakımından önem taşımaktadır.

Mekanik Hasara Karşı Direnç

Isı yalıtım malzemeleri mekanik olarak zayıf olmaktadırlar. Bu nedenle nadiren korumasız olarak kullanılabilirler. Yalıtım uygulamasından sonra yalıtımın üzeri çoğu zaman koruyucu bir tabaka ile örtülmektedir.

Absorbsiyona Karşı Direnç

Isı yalıtımında kullanılan malzemelerin sıcaklığa bağlı olarak ısıl iletkenliğinin artması nemi absorbe etmemesine neden olmaktadır. Yapılan yalıtım uygulaması nemli ya da atmosferik şartlarda ise yalıtımın üst tarafının su geçirmez bir tabaka ile örtülmesi gerekmektedir. Aksi takdirde yapılan uygulamada bozulmalar yaşanabilmektedir.

Yanmaya Karşı Direnç

Isı yalıtım malzemelerinin yanmaya karşı direnç özelliğinin bulunması gerekmektedir. Gerçekleştirilecek uygulamada ısı yalıtım malzemeleri belirtilen derecenin üzerinde bir sıcaklıkta çalıştırılmamalıdır. Malzemelerin sıcaklığa dayanma limiti maksimum yüzey sıcaklığının daima üzerinde olmak durumundadır.

Yeniden Kullanımı

Plastik yalıtım malzemeleri hariç diğer birçok malzemenin yerini değiştirmek mümkündür. Metal malzemelerin yer değiştirmesi kolaydır. Plastik malzemelerin hasara karşı ufakta olsa bir direnci vardır fakat yeniden kullanılması uygun değildir.

Ekonomik Olması

Amacına uygun malzeme seçimi ve malzemenin ekonomik yalıtım kalınlığı, yalıtımın maliyetinin belirlemektedir. Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta hangi malzemenin hangi ortam ve kalınlıkta ve uzun ömürlü kullanılabilirliğinin seçiminin yapılmasıdır. Yalıtımın üzerinde kullanılan koruyucu tabaka ve örtüler yalıtımın ömrünü uzatmaktadır.

Sağlık Tehlikesi

Yalıtım için kullanılan malzemelerden çıkan ve solunum yoluyla ciğerlere gidebilecek tozlar insan sağlığına zarar verebilir. Özellikle asbest insan sağlığına en çok zarar veren malzemedir. Bu tür malzemelerin kesiminin çalışma ortamından uzak bir yerde yapılmalıdır. Bazı izolasyon malzemeleri ise deri ile temas ettiğinde kaşıntıya sebep olur, bu tür malzemeler mutlaka eldiven ile taşınmalı ve uygulanmalıdır.

BİNA YALITIMINDA KULLANILAN ISI YALITIM MALZEMELERİ

Dış duvarlarda yapılacak ısı yalıtımı için malzeme seçimi ve seçilen malzemenin kalınlığı önemli iki faktördür. Seçilecek malzemenin bünyesine kesinlikle su almaması gerekmektedir. Ayrıca buhar difüzyon direncinin yüksek olması, basınç ve darbe dayanımı, sıcak tutuculuk ve ısı iletim katsayısı gibi kriterler de önem arz etmektedir.

CAM YÜNÜ

Ergimiş camın çeşitli yöntemlerle lif haline getirilmiş halidir. Hammaddesinin esasını silis kumu oluşturmaktadır. Bakalitli ve bakalitsiz olmak üzere iki çeşidi bulunmaktadır.

Bakalitli Cam Yünü

Yoğunluk : 10/80 kg/m3
Kullanım Sıcaklığı : +230 ℃ ye kadar.
Isı İletim Katsayısı : 20 ℃ ortalama sıcaklık için 0,040 W/mK
Su Buhar Geçişi : 542 µgm/Nh

Bakalitsiz Cam Yünü

Yoğunluk : 130 kg/m3
Kullanım Sıcaklığı : +555 ℃ ye kadar.
Isı İletim Katsayısı : 50 ℃ ortalama sıcaklık için 0,045 W/mK
TAŞYÜNÜ

Bazalt, kireç taşı, dolomit gibi gibi minerallerden elde edilen lifli ısı yalıtım malzemeleridir. Yüksek ve düşük yoğunlukta olmak üzere iki çeşit üretilmektedirler.

Yüksek Yoğunluklu Taşyünü

Yoğunluk : 100 kg/m3
Kullanım Sıcaklığı : 0 / 800 ℃
Isı İletim Katsayısı : 50 ℃ ortalama sıcaklık için 0,043 W/mK
Su Buhar Geçişi : 542 µgm/Nh

Düşük Yoğunluklu Taşyünü

Yoğunluk : 33 kg/m3
Kullanım Sıcaklığı : 0 / 800 ℃
Isı İletim Katsayısı : 50 ℃ ortalama sıcaklık için 0,043 W/mK
Su Buhar Geçişi : 542 µgm/Nh
GENLEŞTİRİLMİŞ POLİSTREN ( EPS ) ISI YALITIM LEVHALARI

Polistren sert köpük yapay organik bir izolasyon malzemesidir.

Yoğunluk : 15/30 kg/m3
Kullanım Sıcaklığı : -100 / +80 ℃ arası
Isı İletim Katsayısı : 10 ℃ ortalama sıcaklık için 0,033 W/mK
Su Buhar Geçişi : 25 µgm/Nh
EXTRÜDE POLİSTREN ( XPS ) ISI YALITIM LEVHALARI

Polistren sert köpüğün banttan çekilerek üretilen tipidir.

Yoğunluk : 45 kg/m3
Kullanım Sıcaklığı : -60 / +75 ℃ arası
Isı İletim Katsayısı : 10 ℃ ortalama sıcaklık için 0,026 W/mK
Su Buhar Geçişi : 0.15 / 0.075 µgm/Nh
POLİÜRETAN KÖPÜK

Poliüretan iki kimyasal maddenin (poliol ve izosiyonat) karışımları arasında havanın yardımıyla köpürüp sertleşmesinden elde edilen plastik esaslı bir köpüktür.

Yoğunluk : 50 kg/m3
Kullanım Sıcaklığı : -180 / +110 ℃ arası
Isı İletim Katsayısı : 10 ℃ ortalama sıcaklık için 0,046 W/mK
Su Buhar Geçişi : 0 µgm/Nh
FENOL KÖPÜĞÜ

Fenol, formaldehit bakalitine anorganik şişirici ve sertleştirici maddeler katılarak elde edilmektedir. Muhtelif yoğunluklarda sert fakat kırılgan, küçük gözenekli ve yüzeyi sürtünmeyle tozlaşan bir yapıya sahiptir.

Yoğunluk : 30/35 kg/m3
Kullanım Sıcaklığı : -180 / +120 ℃ arası
Isı İletim Katsayısı : 0,04 W/mK
Su Buhar Geçişi : 6.8 µgm/Nh
CAM KÖPÜĞÜ

Cam köpüğü levhalar, çok sert basınca dayanıklı, kolay kırılabilen, sürtünmeye dayanıksız, yüzey sürtünmesi ile kolay tozla_abilen ısı yalıtım malzemesidir.

Yoğunluk : 135 kg/m3
Kullanım Sıcaklığı : -260 / +430 ℃ arası
Isı İletim Katsayısı : 10 ℃ ortalama sıcaklık için 0,046 W/mK
Su Buhar Geçişi : 0 µgm/Nh
TÜRKİYE'DE ÜRETİLEN BAZI YALITIM MALZEMELERİ
  • Camyünü : ( TS 901 - EN13162 )
  • Taşyünü : ( TS 901 - EN13162 )
  • Expande Polistren (EPS) : ( TS7316 - EN13163 )
  • Extrüde Polistren (XPS) : ( TS11989 - EN13164 )
  • Poliüretan Köpük (PUR) : ( TS EN 13165 )
  • Cam Köpüğü : ( TS EN 13167 )
  • Fenol Köpüğü : ( TS 2193 - EN 13166 )
  • Polietilen Köpük : ( TS 418 - EN 12201 )
  • Mantar Levhalar : ( TS 304 )
  • Ahşap Lifli Levhalar : ( TS 304 )
  • Ahşap Yünlü Levhalar : ( TS EN 13171 )
  • Genleştirilmiş Perlit (EPB) : ( TS EN 13169 )
  • Genleştirilmiş Mantar (ICB) : ( TS EN 13170 )
İTHAL EDİLEN BAZI YALITIM MALZEMELERİ
  • Seramik Yünü
  • Melamin Köpüğü
  • Poli İzosiyonat Köpük
  • PVC Köpük
  • Vermikulit
  • Elastomerik Kauçuk Köpüğü
  • Knauf Vidipan
  • Aqua Panel Meşli Çimento Bazlı Yalıtım Malzemeleri

ISI YALITIMI NASIL YAPILIR?

ISI YALITIMI AŞAMALARI
  • Yüzey Hazırlık
  • Subasman Profili Yerleştirme
  • Isı Yalıtım Levhaları Yapıştırma
  • Isı Yalıtım Levhaları Dübelleme
  • Köşe Profilleri Yerleştirme
  • Fileli Sıva Uygulama
  • Dekoratif Kaplama ve Dış Cephe Boya
ISI YALITIMI UYGULAMASI

Dış cephe ısı yalıtım uygulaması yapılacak yüzey tozdan, kirden, yağdan ve nemden arındırılmaktadır. Dökülme ya da kabarma olan bölgeler tel fırça ile temizlenmekte, çatlak ve kırık bölgeler dolgu malzemeleri ile tamir edilmektedir.

Kullanılacak ısı yalıtım levhalarının su basman profiline uzun kenarı zemine paralel gelecek şekilde yerleştirilerek düzgün bir hat oluşturması sağlanmakta ve çerçeve metodu ile yapıştırıcı sürülen levhalar, subasman profiline oturtularak duvara yapıştırılmaktadır.

Isı yalıtım levhalarının yapıştırılacak yüzeylerinin kenarları boyunca çerçeve metodu ile yapıştırma harcı sürülmekte, levhaların ortalarına noktasal yapıştırma harcı uygulanarak ve uygunluğu kabul görmüş dizim yönetimi ile duvara yapıştırılmaktadır. Levhaların duvara yapıştırılması esnasında ısı köprülerinin oluşmasını engellemek amacıyla kenarlardan taşan harçlar mutlaka temizlenmektedir.

Yapıştırma işleminde kullanılan harcın kurumasından sonra (ortalama 24 saat) rüzgar ve türbülans etkilerini önlemek amacıyla dübelleme işlemi yapılmaktadır. Uluslararası standartlar doğrultusunda uygulamalarda m2 başına 6 adet tespit dübeli kullanılmaktadır.

Köşelerde su ve rüzgar etkileriyle oluşabilecek ayrılma risklerini engellemek ve düzgün köşeler elde etmek için köşe profilleri yerleştirme işlemi yapılmaktadır. Dilatasyon, damlalık, denizlik vb. malzemeler gerekli yerlere uygulanmaktadır.

Isı yalıtım levhalarının üzerine ilk kat sıva uygulaması yapılmakta ve donatı filesi sıvanın içine gömülecek şekilde yerleştirilmektedir. Sıva kurumadan daha kalın olan ikinci kat sıva uygulamasının yapılması gerekmektedir.

Sıva uygulaması tamamen kuruduktan sonra çimento esaslı, mala ile uygulanan son kat dekoratif kaplama yüzeye tekstürlü bir efekt verilerek uygulanmakta ve akrilik dış cephe boya uygulamasıyapılarak dış cephe ısı yalıtım işlemi sonlandırılmaktadır.

MANTOLAMA HESAPLAMA

Mantolama uygulamaları öncesinde önemli olan hususlardan biri de binanın ihtiyacı olan yalıtım seviyesine ulaşmak için kullanılacak malzemelerin seçilmesi ve malzemelerin sarfiyatıdır. Malzeme sarfiyatının hesaplanması için öncelikle binanın ölçümü yapılmalıdır.

BİNA ÖLÇÜM AŞAMALARI
  • Çalışma yapılacak cephe sayısı tespit edilir.
  • Cephelerin eni ve boyu ayrı ayrı ölçülür.
  • Cephedeki boşluklar ( pencere, balkon,kapı vb.) ayrı ayrı ölçülür.
  • Tüm cephelerin toplam alanı hesaplanır.
  • Cephedeki tüm boşlukların ( pencere, balkon,kapı vb.) toplam alanı hesaplanır.
  • Toplam cephe alından, tüm boşluklar düşüldükten sonra uygulama yapılacak alan m2 cinsinden belirlenir.

MANTOLAMA

Binalarda ısı yalıtımı için içten, dıştan ve sandviç duvar olmak üzere 3 farklı yöntem uygulanır. Isı köprülerinin oluşumunu önlemek ve yalıtımın sürekliliğini sağlamak için yapılan en iyi uygulama mantolama uygulamasıdır. Dış cephe mantolama uygulaması yapı fiziği açısından en uygun olan ısı yalıtım sistemidir.

Mantolama mevsim şatlarına göre ısı kayıp ve kazançlarını engellemek için bina dış kabuğunun ısı yalıtım malzemeleri ile kaplanmasıdır. Teknik olarak ise ısı köprüsü oluşturmadan gerekli ısı iletim katsayısına ulaşmak için bina dış yüzeyine yapılan ısı izolasyonudur.

MANTOLAMANIN AVANTAJLARI
  • Bina dış yüzeyindeki her türlü kiriş, kolon, hatıl vb.. betonarme yapı elemanlarını tamamen yalıtarak ısı köprülerinin oluşmasını engeller.
  • Binayı dışarıdan bir manto gibi sararak ana malzemede sıcaklık farkları sebebi ile oluşabilecek çatlakları ve hasarları önler. Dış duvarlarda oluşan yaz kış sıcaklık farkları 5 ℃ kadar çıkabilmektedir.
  • Bina dış duvarları dış ortamın tüm etkilerinden korunur.
  • Yoğuşma riski en aza indirilir.
  • Hem ısı hem de su yalıtımı sağlar.
  • Tekniğe uygun yapılmış bir mantolama uygulaması %50 ye varan ısı tasarrufu sağlar.
  • Mantolama yapılmış binalarda ısı dengeli bir şekilde dağıldığı için yoğuşma ve hava akımı olmaz, bu sayede konforlu bir yaşam alanı elde edilmiş olur.
  • Yakıt tüketimini azalttığı için çevrenin korunmasına katkı sağlar.
  • Binanın dış duvarlarında beton içindeki donatıları korozyona karşı koruyarak bina ömrünü uzatır.
MANTOLAMA NERELERE YAPILIR?

Binaların dış duvarlarına, çatılarına, toprak temaslı mahallere, katları ayıran döşemelere, depo garaj gibi ısıtılmayan bölümlere bakan kısımlara ve soğuk hava depolarına mantolama uygulaması yapılabilir.

MANTOLAMA NE KADAR SÜREDE YAPILIR?

Mantolama uygulaması orta büyüklükteki bir bina için ortalama 1-4 hafta arasında sürmektedir. Hava koşulları, binanın büyüklüğü, uygulamada çalışacak personel sayısı bu süreyi olumlu ya da olumsuz etkileyebilmektedir. Kuvvetli rüzgar, sis ya da yağmurlu hava koşullarında mantolama uygulaması yapılmamalıdır. En ideal zaman, uygulama yapılacak dış yüzeyin ve ortam sıcaklığının en az +5 ℃ olduğu dönemdir.

MANTOLAMA SİSTEMLERİ NASIL KORUNUR?

Eski binalarda mantolama tatbikatları öncesinde klimaların, antenlerin, tabelaların, çamaşır demirlerinin tümünün sökülmesi gerekmektedir. Sistemin ana prensibi hiçbir aralık kalmadan cephenin tamamının ısı yalıtım levhaları ile kapanması olduğu için söz konusu unsurların mantolama sonrası cepheye monte edilmemesi çok daha sağlıklı bir karar olacaktır. Yine eski binalarda daire doğramalarının değiştirilmesi düşünülüyorsa mantolama öncesi bu değişikliğinde yapılması da sistemin zarar görmemesi adına önemli katkı sağlayacaktır. Bazı binalarda zemin katlar araç otoparkına cephelidir. Bu tip durumlarda cephe duvarının önüne çiçeklik, çit veya araçlar için lastik bar demirlerinin konması istenmeyen kaza risklerini ortadan kaldıracaktır. Bina yönetimlerinin mantolama sonrası kat malikleriyle beraber ortak karar alarak ilerleyen dönemlerde de dış cephe ısı yalıtım sistemlerine özel yönetim tedbirleri alınması herkesin ortak çıkarına olacaktır. Tüm bu tedbirlere rağmen onarım isteyen bir durum söz konusu olduğunda binanızın uygulamalarını yapan firmayla görüşüp yardım talep etmeniz doğru bir seçim olacaktır. Yapınızın ömrü ve sizin yaşam alanınızın sağlığı açısından günümüz yapı sektörünün en geçerli çözümü olan dış mantolamanın avantajlarından sonuna kadar faydalanmanız yine sizin elinizdedir.

KANUN VE YÖNETMELİKLER

Kanun ve yönetmelikler bilgilendirme amacı ile yazılmış olup 05.03.2014 tarihinden sonraki güncellemeleri içermemektedir. Güncel bilgilere www.mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Kanun ve yönetmelikleri görüntüleyebilmeniz için bilgisayarınızda Adobe Acrobat Reader programının kurulu olması gerekmektedir.

İndirmek için lütfen dosya resmine tıklayınız:

Kat Mülkiyeti Kanunu
Enerji Verimliliği Kanunu
Yapı Denetimi Hakkında Kanun
Emlak Vergisi Kanunu
İmar Kanunu
Kimlik Bildirme Kanunu
Tebligat Kanunu
İş Kanunu
Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun
Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği
Asansör Bakım ve İşletme Yönetmeliği
Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği
Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik
Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik
Otopark Yönetmeliği
Sığınak Yönetmeliği
Konut Kapıcıları Yönetmeliği

Sunumlar

Isı Yalıtımı ve Isı Yalıtımı ile ilgili diğer konulara ilişkin tüm sunumlar burada yeralmaktadır. Dosya resmine tıklayarak indirebilirsiniz:

Enerji Kimlik Belgesi (EKB) ile ilgili Bilinmesi Gerekenler
Enerji Verimliliği ve Enerji Kimlik Belgesi (EKB)
Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği
Isı Yalıtım Malzemelerinin Karşılaştırılması
BEP Hesaplama YOöntemi, Referans Bina ve EKB

İklim Değişikliği ve Binalar

Enerji kaynaklarının en önemlisini oluşturan ve sera gazlarının kaynağı olan petrol, doğalgaz, kömür gibi fosil yakıtların hızla tükenmekte oluşu ve bu kaynakların yol açtığı çevresel sorunlar; enerji verimliliğini dolayısıyla da enerji yoğunluğu kavramını gündeme getirmiştir.

İklim Değişikliğinin en önemli nedeni insan kaynaklı sera gazı salımlarıdır. Sözleşme ve Protokol'de tarafların iklim değişikliği nedenlerini önceden tahmin etmek, önlemek veya en aza indirmek ve zararlı etkilerini azaltmak için önleyici önlemler almaları ile ilgili hükümler bulunmaktadır.

Enerji tüketiminde ve sera gazı salımında ilk sıralarda yer alan binalar iklim müzakerelerinde enerji ana başlığı altında yeralmaktadır. Birincil enerji kaynaklarından elde edilen enerjinin %30-40 binalarda kullanılmaktadır. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli iklim değişikliği konusunda bina sektörünü en çok enerji verimliliği potansiyeli olan sektör olarak belirlemiştir. Türkiye'de de enerjinin yaklaşık %30'u, toplam elektrik tüketiminin ise yaklaşık %43'ü binalarda kullanılmaktadır. Binalar, enerji tüketiminde sanayi sektöründen sonra ikinci sırada yer almaktadır. Dolayısı ile binalarda enerjinin verimli kullanılmasına yönelik çalışmalar, enerji kaynaklarının etkin kullanımı açısından önemlidir.

Avrupa Birliği de Sözleşme ve Kyoto Protokolü sorumluluğu kapsamında iklim değişikliği politikalarında bina sektörüne önem vermekte ve binaların enerji etkinliğinin iyileştirilmesi konusunda 2003'de yürürlüğe giren 2002/91/EC sayılı “Binaların Enerji Performansı Direktifi”'ni üye ülkelerin ulusal anlamda uygulamasını istemektedir.

Ülkemizde maliyetlerinin ekonomi üzerindeki yükünün hafifletilmesi ve çevrenin korunması için enerji kaynaklarının ve enerjinin kullanımında verimliliğin artırılması amacıyla 5627 sayılı “Enerji Verimliliği Kanunu” 02.05.2007 tarihinde yürürlülüğe girmiştir. Bu kanunun yürürlüğe girmesi ile Türkiye'de enerji verimliliğine gösterilen önem daha da belirginleşmiştir. Kanun çeşitli kurumlara enerji verimliliği alanında ikincil mevzuat hazırlama görevi ve uygulamanın yürütülmesi yetki ve sorumluluğu verilmiştir.

Bu kapsamda Bakanlığımız da yetki alanında bulunan binalarla ilgili;

  • Binaların birincil enerji ve karbondioksit (CO2) emisyonu açısından sınıflandırılmasını, sera gazı emisyonlarının sınırlandırılmasını ve çevrenin korunmasını düzenlemeyi amaçlayan “Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği” (05.12.2008 tarih ve 27075 sayılı RG)
  • Merkezi ısıtma sistemlerine sahip binalarda ısınma giderlerinin, kullanıcıların kullanım miktarlarına göre paylaştırılmasını sağlayan, binalarda enerji verimliğinin arttırılmasına ve yakıt tüketimlerinin azaltılmasını amaçlayan “Merkezi Isıtma ve Sıhhi Sıcak Su Sistemlerinde Isınma ve Sıhhi Sıcak Su Giderlerinin Paylaştırılmasına İlişkin Yönetmelik” (14.04.2008 tarih ve 26847 sayılı RG)

hazırlamıştır.

Ayrıca enerji verimliliği ve iklim değişikliği ile ilgili ulusal ve uluslararası kuruluşlarca fonlanmak üzere proje çalışmaları da devam etmektedir.

Küresel Isınma Nedir?

Küresel ısınma, genel itibariyle, iklim değişimlerinin bir parçası olarak traposferde görülen doğal ve/veya insan kaynaklı (antropojenik) etkilerle atmosfere verilen gazların sera etkisi yaratması sonucunda ortaya çıkan sıcaklık artışıdır.

Dünya, üzerine düşen güneş ışınlarından çok, dünyadan yansıyan güneş ışınlarıyla ısınır. Bu yansıyan ışınlar başta karbondioksit, metan ve su buharı olmak üzere atmosferde bulunan gazlar tarafından tutulur, böylece dünya ısınır. Işınların bu gazlar tarafından tutulmasına sera etkisi denir. Atmosferde bu gazların miktarının artması Yerküre'de ısınmayı artırır.

Antropojenik kaynaklı sera gazlarının atmosferde giderek artan birikimleri sonucu küresel ısınmanın son iki yüzyıl içinde çok daha belirgin bir şekilde ortaya çıkması, küresel ısınmayı insan kaynaklı etkilere vurgu yapan bir tanım haline getirmiştir. Günümüz iklim terminolojisinde küresel ısınma, insan tarafından salınan sera gazlarının atmosferde ısıyı daha etkin bir şekilde tutarak atmosfer ve okyanusların ortalama sıcaklığındaki yarattığı artış için kullanılan bir terimdir.

Küresel ortalama sıcaklık 1860-2000 yılları arasında yaklaşık 0.5-0.7℃ artmıştır. 1910-1945 arasındaki hızlı bir ısınma eğilimini 1945-1970 döneminde bir soğuma eğilimi izlemiş ve daha sonra yeni bir ısınma dönemi başlamıştır. Ancak sıcaklık artışı giderek hızlanarak son 50 yıllık dönemde 0.128 ± 0.026 ℃/10yıl, son 25 yıllık dönemde ise 0.177± 0.051 ℃/10yıl olarak gerçekleşmiştir.

Küresel Isınmada Karbondioksit Gazının Önemi?

Dünya'da başlıca sera etkisine neden olan gazlar su buharı, karbon dioksit, metan ve ozondur. Küresel ısınma potansiyeli ve atmosferde kalma süresi göz önüne alındığında karbondioksit seviyesi küresel ısınmaya en çok etki etmektedir. Bu sebeple karbondioksit gazı küresel ısınma açısından önemlidir.

Karbondioksit (CO2) seviyesi 100.000 yıllık periyotlarda 180 ile 300ppm değerinin altında artıp azalmaktayken ilk defa 1950 den sonra 300 ppm değerin üzerine çıkmıştır. Günümüzde (2010 yılında) karbondioksit seviyesi 390 ppm'e ulaşmış ve sürekli artmaktadır.

Küresel ısınmanın etkileri nelerdir?

Şubat 2007 tarihli Birleşmiş Milletler raporunda küresel sıcaklık artışının olası etkileri aşağıdaki biçimde özetlenmektedir:

  • Senaryo 1: +2 derece: Su sıkıntısı başlayacak:
  • Kuzey Amerika'da kum fırtınaları tarımı yok edecek. Deniz seviyeleri yükselecek. Peru'da 10 milyon kişi su sıkıntısı çekecek. Mercan kayalıkları yok olacak. Gezegendeki canlı türlerinin yüzde 30'u yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.

  • Senaryo 2: + 5 derece: Denizler 5 m yükselecek:
  • Deniz seviyesi ortalaması 70 metre olacak. Dünyanın yiyecek stokları tükenecek.

  • Senaryo 3: + 6 derece: Göçler başlayacak:

Yüz milyonlarca insan uygun iklim koşullarında yaşamak umuduyla göç yollarına düşecek.

Uluslararası İklim Değişikliği Müzakereleri

İklim değişikliği sorununa karşı küresel tepkinin temelini oluşturmak üzere, insanın iklim sistemi üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirecek bir düzeyde durdurmayı sağlayabilmek amacıyla Birleşmiş Milletler nezdinde hükümetlerarası çaba sarfedilmektedir.

Uluslararası iklim değişikliği rejimi, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) ve Kyoto Protokolü (KP) olarak iki anlaşmadan oluşmaktadır.

BMİDÇS hedefi iklim değişikliğine neden olan insan kaynaklı sera gazlarının azaltılmasıdır. Ülkemiz ile birlikte 193 Ülke ve AB Sözleşmeye taraftır. Tarafların sorumlukları:

  • İklim sistemini korumak,
  • İklim değişikliğinin etkilerini azaltmak,
  • Sera gazı ulusal envanteri oluşturmak,
  • Azaltım ve uyum tedbirleri geliştirmek,
  • Sera gazı azaltım teknolojilerini geliştirmek, geliştirilmesini desteklemek,
  • Sera gazı yutak alanlarını korumaktır.

Kyoto Protokolünün hedefi ise sözleşmenin EK-1 listesinde yeralan ülkelerin sera gazı salımlarını 2012 yılına kadar 1990 seviyesinin %5'i altına düşürmektir. 191 ülke ve Avrupa Birliği Protokole taraftır. Sayısal indirim hedefini 191 ülkenin tamamı değil Protokolün EK-B listesinde yeralan 39 ülke üstlenmektedir.

Ülkemiz 2012 sonrası iklim rejimine yönelik çalışmalara daha aktif katılım sağlamak ve AB'ye uyum için 2004 yılında BMİDÇS'ne, 2009 yılında ise KP'ne taraf olmuştur.

BMİDÇS'ne 2004 yılında taraf olan Türkiye, bir OECD üyesi olarak yeraldığından Sözleşmenin Ek-1 listesindedir.

Ülkemiz KP'ne, TBMM ve Bakanlar Kurulu kararı sonucunda 26 Ağustos 2009 tarihi itibari ile taraf olmuştur. Protokol kabul edildiğinde Türkiye BMİDÇS taraf olmadığından Protokolun Ek-B listesinde yeralmamış ve 2008-2012 dönemi için herhangi bir sayısallaştırılmış salım sınırlama ve azaltım yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ancak hem BMİDÇS Ek-1 listesinde yeraldığından hem de KP'ne taraf olduğundan dolayı sera gazı azaltım hedefini alarak açıklamak zorundadır.

Ekyeri Uygulaması Nasıl Yapılır?




Taç Denizliklere Kapak Nasıl Yapılır?




Yüzey Kaplama Nasıl Yapılır?


BAYİSİ OLDUĞUMUZ BATI SÖVE İLE YAPILMIŞ UYGULAMA ÖRNEKLERİ


AŞAMA AŞAMA DEKORATİF MANTOLAMA ÖRNEKLERİ

Bina resimlerine tıklayarak tüm mantolama aşamalarını görebilirsiniz:




HANGİ ÜRÜN NEREDE KULLANILIR?

Cephe Kaplama

Cephe Kaplama ürünlerinin nerede ve nasıl kullanıldığını görmek için resime tıklayınız:




Karolaj Kaplama

Karolaj Kaplama ürünlerinin nerede ve nasıl kullanıldığını görmek için resime tıklayınız:




Söve Uygulaması

Söve ürünlerinin nerede ve nasıl kullanıldığını görmek için resime tıklayınız:


MANTOLAMA HAKKINDA BİLİNEN YANLIŞLAR

  • Sürme esalı ısı yalıtım malzemeleri de vardır. (YANLIŞ) Hazır Sıva, Boya veya benzeri malzemeler ile ısı yalıtımı yapılamaz. Isı yalıtımı, ısı iletkenlik katsayısı düşük, belirli bir kalınlığı olan mantolama malzemeleri ile yapılır. Kalınlık arttıkça ısı yalıtım miktarı artar. Sıva ve dış cephe boya tabakaları ısı yalıtımı yapamaz.
  • Sıcak bir bölgede yaşıyoruz, ısı yalıtımı yaptırmamıza gerek yok. (YANLIŞ) Isı yalıtımı kışın ısıtmak, yazın serinlemek için harcadığımız enerji ve yakıttan tasarruf sağlar. Bir binanın soğutulması, ısıtılmasından daha fazla enerji gerektirdiği için sıcak iklim bölgelerinde de mutlaka ısı yalıtımı yapılmalıdır.
  • Binamızın duvarları gaz beton ile örülmüştür, ayrıca ısı yalıtımı yaptırmamıza gerek yoktur. (YANLIŞ) Gaz betonlar yapı malzemeleri olup, ısı yalıtım malzemeleri / mantolama malzemeleri değildir. Yapı hangi malzemeden olursa olsun, kolon ve kirişler dahil olmak üzere tüm cepheler, çatı ve taban mutlaka ısı yalıtım malzemeleri ile yalıtılmalı ve pencerelerde özel kaplamalı yalıtım camı üniteleri ve yalıtımlı doğramalar kullanılmalıdır.
  • Binamız özellikle kuzey cephesinden soğuk alıyor. Sadece kuzey cephesine ısı yalıtımı yaptırmamız yeterli olacaktır. (YANLIŞ) Sadece tek cephede yapılan yalıtım ısı köprüleri oluşturur. Isı kayıpları iletim yoluyla oluştuğu için yalıtımın yapılmadığı diğer cephelerde ısı kaybı devam edecektir. Bu nedenle tüm yapı bileşenlerinde (çatı, duvar, döşeme, çıkma, cam ve doğrama) ısı yalıtımı yapılmalıdır.
  • Isı yalıtımını kendi başıma ya da tanış ustalar vasıtasıyla uygulayabilirim. (YANLIŞ) Binanız mutlaka işin uzmanları tarafından incelenmeli ve sorununuzun çözümüne yönelik olarak yapılacak ısı yalıtımı uygulamaları konusunda deneyimi olan yalıtım mantolama firmalarınca yapılmalıdır.
  • Dış cephemize cam mozaik, PVC, alüminyum vb. kaplama malzemeleri yaptırırsak ısı yalıtımı yaptırmama gerek kalmaz. (YANLIŞ) Kaplama malzemeleri ısı yalıtımı yapmaz. Bu malzemelerin işlevleri ile ısı yalıtımını karıştırmamak gerekir.

MANTOLAMADA XPS mi EPS mi ?

Mantolamada 3 farklı malzeme kullanılıyor:

  • Eps (Beyaz renkli ısı yalıtım levhası)
  • Xps (Renkli ısı yalıtım levhası)
  • Taşyünü ( Kahverengi ısı yalıtım levhası)

Mantolamada cephe giydirmede polistren levhalar kullanılmaktadır. Bunlardan biri olarak kısaca XPS adlandırılan Ekstrude Polistiren Isı Yalıtım Levhaları diğeri ise EPS olarak bilinen genleştirilmiş polistiren sert köpükden elde edilen Expanded Polistiren Levhalardır.

Mantolamada kullanılan bu polistren levahlar XPS ve EPS’nin birbirlerine göre avantajı ve dezavantajı bulunmaktadır.

Her ikisininde üretiminde kullanılan ana malzeme polistroldür.

EPS ( Expanded Polistiren ) Levhalarda şişirme gazı olarak pentan kullanılır.

XPS ( Ekstrude Polistiren ) de HFCL gazı kullanılır. Pentanın hava ile yer değiştirme hızı fazladır. HFCL çevreye karşı zararlı olduğundan bazı ülkelerde kullanımı yasaktır. Bu nedenle üreticiler XPS üretiminde karbondioksit ile şişirme yolunu seçmektedirler.

Her iki malzeme de 85ºC sıcaklıktan sonra deforme olurlar.

XPS tamamen kapalı hücre yapısına sahip olduğu için su emme ve buhar difüzyon direnci yüksek bir malzemedir.

EPS esnek olan yapısı ile daha fazla nefes alma yeteneğine sahip bir malzemedir. Yapı dışında ugulanacak malzemenin en az 16 dansite olması gerekir. 18 dansite malzeme güvenlidir. Dünyada mevcut en iyi ısı yalıtımı sağlayan birkaç malzemeden biri olan EPS, aynı performansı, ülkemizde kullanılan diğer ısı yalıtım malzemelerinden daha ekonomik olarak sağlayan tek bir malzemedir.

XPS üretim şartları gereği 23 dansitenin altında üretilmez. EPS daha ucuz bir malzemedir.

Bütün bunların yanında eğer EPS üretilir iken karbon takviyesi yapılır ise şartlar EPS lehine değişmektedir.

Bir başka deyişle karbon emdirilmiş 4 cm kalınlıktaki EPS levha, 5cm kalınlıktaki normal EPS ve XPS e denk gelmektedir. Şahsi görüşümüz ,%100 karbon emdirilmiş levhalar eğer dış cephede polistiren malzeme kullanılacak ise doğru seçimdir.

Eğer ısı yalıtımını binanın dışından yapacaksanız. Isı yalıtmı binanın soğuk tarafına uygulanır. Kış aylarında binanın soğuk tarafı dışı olurken yaz aylarında genellikle soğuk olan taraf binanın içidir. Ege ve Akdeniz Bölgelerindeki yerleşim yerleri için bu özellik önemli bir ayrıntıdır. Bunun için de mantolama üzerine yansıtıcı boyalar seçildiğinde sistem çok doğru bir şekilde çalışmaktadır.

Bizim önerimiz 4-6 cm arasında EPS hem daha ucuz hem de daha kaliteli yoğunlukta cok önemli bulabildiğiniz en yüksek dansitedeki eps yi alın markasından ziyade önemli olan yoğunluğudur.

Ayrıca mantolamadan sonra size tavsiyemiz (işçilik hatalarınızı minimalize etme adına) dekoratif sıva ve grenli (tekstürlü boya) kulanmanızdır.

XPS sert köpük diye geçiyor piyasada; genelde mavi, pembe ve yeşil renktedirler.

EPS genel anlamda beyaz olup, piyasada “kömürlü” olanları da var.

XPS, EPS ye oranla 2 kat daha pahalıdır.